top of page

Artık 'travma' da bir tüketim nesnesi!

Travma kavramı, sosyal medyadan kişisel gelişim raflarına kadar her yerde karşımıza çıkan popüler bir etikete dönüştü. Gündelik zorlukların bile "travma" olarak pazarlandığı bu "acı ekonomisi", kavramın içini boşaltarak gerçek mağdurların sesini bastırıyor. Bilimsel veriler ise insanın acıya karşı sandığından çok daha dayanıklı olduğunu kanıtlıyor.


Travma konusunun artık tabu olmaktan çıkması, insanlık adına kuşkusuz büyük bir kazanım. 'Travmaya duyarlı' bir yaklaşımla büyütülen Alfa kuşağının, geleceğin toplumunu iyileştireceğini öngörmek de hayalcilik olmaz. Ancak bu popülarite, uzmanların dikkat çektiği ciddi bir sorunu da beraberinde getirdi: Travmanın içinin boşaltılarak pazarlanması.


Katherine Rowland’ın kaleme aldığı ve The Guardian’da yayımlanan makalede, sosyal medyada “travma” kelimesini içeren etiketlerin (hashtag) fazlaca revaçta olduğuna dikkat çekiliyor: “Günümüzde, her şeyin travma olduğu fikri etrafında koca bir endüstri oluştu. Bir zamanlar ruhun gerçek bir felaketle yüzleşmesi olarak anlaşılan travma, artık kişisel bir mülk gibi ele alınıyor: birey tarafından sahiplenilecek, anlatılacak ve yönetilecek bir şey.”


Bu "acı ekonomisi", Dr. Gabor Maté’nin canlı yayında Prens Harry'e teşhis koymasıyla zirveye ulaşan bir teşhis çılgınlığını da beraberinde getirdi. Sosyal medyada #TraumaTok etiketi altında yüz binlerce gönderi paylaşılıyor; "Mükemmeliyetçi misin? Bu senin travman!" gibi basit çıkarımlar algoritmalar tarafından ödüllendiriliyor. Bu durum, acının metalaştığı ve herkesin kendi travmasını bir marka gibi taşıdığı yeni bir kültürel kaymaya işaret ediyor.


Yayıncılık ve "iyileşme" endüstrisi de bu rüzgarı arkasına almış durumda. Kitapçılarda anksiyete ve travma üzerine binlerce kitap rafları doldururken, maddi durumu iyi olanlar için travma üzerine 6.200 dolarlık lüks gemi turları bile düzenleniyor. Eskiden şok edici, yıkıcı olaylar için kullanılan travma kavramı; artık erteleme huyundan ilişki sorunlarına, hatta çok uyumaya kadar gündelik hayatın her zorluğunun "sebebi" olarak sunuluyor.


Bu durum kavramın içini boşaltma riskini taşıyor. Psikiyatrist Arash Javanbakht’ın makalede vurguladığı gibi: "Eğer her şey travma ise, o zaman hiçbir şey travma değildir."


Yorumlar


Büyükesat Mahallesi Mahatma Gandi Caddesi No: 102/4 Çankaya - ANKARA

Tel-1: 0 (312) 446 76 57 

Tel-2: 0 (530) 170 04 80

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon

© 2025 Özel Yaşam Aile Danışma Merkezi Tüm Hakları Saklıdır.

bottom of page